English
Ayrıntılı Arama
 
Hakkımızda
Dekanlık
Yönetim
Akademik Takvim
Akademik e - Ajanda    
AKTS (ECTS) Bilgi Paketi
Kütüphane
Görsel Arşiv
Etkileşim
Uluslararası Hasta Merkezi
Bağlantılar
Başkent Üniversitesi Ana Sayfa

Anasayfa / Başkent' te Bilim



Boyun ve Kalp Damarlarında Tıkanıklıklar İçin Aynı Anda İki Ameliyat Yapılabilir mi? Bu Hastalarda İnme Tehlikesi Artar mı? Olası İnmenin Ameliyat Esnasında Teşhisi Mümkün mü?
Türköz A, Türköz R, Gülcan O, Sener M, Kızıltan T, Calışkan E, Bozdoğan N, Arslan G.

Gelişmiş ülkelerde kalp ve damar sistemi hastalıkları en sık ölüm nedenleri arasındadır. Damar sistemi kalpten başlayarak tüm hücrelerimize kanı taşıyan ve geri dönüşünü sağlayan bir sistemdir. Başta damar sertliği (ateroskleroz) olmak üzere çok sayıda damar hastalığı aslında vücudumuzdaki çok sayıda damarı aynı anda tutar. Kalbi besleyen damarların (koroner arterler) ve beyni besleyen ana damarların (şah damarı/karotid arterler) tıkanıklıkları besledikleri organın önemine nedeni ile acil hastalık tabloları oluştururlar. Kalbi besleyen damarların ani tıkanması kalp krizi veya enfarktüs, şah damarlarının tıkanması inme / felç veya tıbbı adı ile serebrovasküler hastalıkları adı ile bilinir.


Boyun ve kalbi besleyen damarlarında tıkanıklık saptanan bir hasta aynı anda ameliyat edilebilir mi? Bu ameliyat ayrı ayrı yapılan ameliyatlardan riskli mi? Boyun damarına müdahale edilmiş bir hastada kalp damarına müdahale edilmeden önce beyinle yeni bir problemin olup olmadığı saptanabilir mi? Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Ayda Türköz ve arkadaşlarının bu ikili ameliyatın riskini ameliyat esnasında belirlemeye çalışan bir araştırmaları J Cardiothoracic Vascular Anesthesia dergisinin 2007 Ağustos sayısında yayınladı. Bu çalışmada boyun damarındaki tıkanıklık açıldıktan sonra ('carotid endarterectomy') anestezi hafifletilerek hasta uyandırıldı ve hasta beyin fonksiyonları yönünden muayene edildi. Beş hastada ise her iki boyun damarı tıkalı olduğundan iki boyun damarına da müdahale edildiği için hastalar ikişer kez uyandırıldı. Bu şekilde toplam 43 hastada 48 'uyandırma testi' yapıldı.


Boyun damarına müdahaleden sonra toplam iki hastada felç /inme saptandı. Birinci hastada uyandırma testi normal olduğu halde müdahale edilen boyun damarına göre beyin karşı bölgesinde inme belirlendi. Bu inme boyun ameliyatına bağlı değil kalp ameliyatına bağlıydı. Hastamız 12. günde düzeldi ve taburcu oldu. İkinci hastada 'uyandırma testi' bozuktu. Kalp damarlarındaki tıkanıklık çok ciddi olmasaydı kalp ameliyatı ertelenecekti. Ancak çok ciddi kalp damarı tıkanıklığı olduğundan kalp ameliyatının tekniği değiştirilerek beyine en az hasar verilecek teknikle kalp ameliyatı tamamlandı. Hastada gelişen hafif dereceli inme üç gün içinde düzeldi.


Uyguladığımız uyandırma testi boyun ve kalbi besleyen damarlarında tıkanıklık saptanan hastalarda ilk kez uygulanan bir yöntemdir. Göreceli olarak küçük bir seri de olsa, araştırıcılar 'uyandırma testi'nin boyun ve kalp damar tıkanıklıkları için aynı anda cerrahi girişim yapılan hastalarda operasyonun güvenliğini arttıran bir işlem olduğu sonucuna varmışlardır.


Journal of Cardiothoracic and Vascular Anaesthesia 2007 Aug; 21(4): 540-546. Epub 2007 Jan 25
Site Haritası | İletişim | E-posta | Yardım | In English | RSS
© Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi 2006